Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Rahim sağlığını korumak ve güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme ve düzenli egzersiz önemlidir. Antioksidanlar açısından zengin yiyecekler, omega-3 yağ asitleri ve yeterli miktarda su tüketmek rahim sağlığına katkı sağlar. Ayrıca, yoga ve pelvik taban egzersizleri de rahim bölgesindeki kan akışını artırarak güçlenmesine yardımcı olabilir.
Birçok kadın, jinekolog randevusundan önce tüylenme veya vücut kılları konusunda endişe duyar. Ancak, kadın doğum doktorları bu durumla her gün karşılaşır ve vücut kıllarınız doktorun sağlığınızı değerlendirmesi için önemli bir engel oluşturmaz. Doktorlar için en önemli şey, sağlık durumunuzu en iyi şekilde analiz edebilmektir. Tıraş veya epilasyon yapmadan gitmek normaldir ve sağlık açısından bir sorun yaratmaz. Rahat olmak ve sağlığınızı ön plana almak her zaman daha önemlidir.
Bakirelik kontrolü, jinekolog tarafından yapılan bir muayene ile kızlık zarının durumu incelenir. Jinekolojik muayene sırasında doktor, kızlık zarının yırtılıp yırtılmadığını ve yapısını değerlendirir. Ancak, kızlık zarının esnekliği veya doğal yapısal farklılıkları nedeniyle bu kontrol her zaman kesin sonuç vermeyebilir.
Bebek yapmayı planlayan çiftler öncelikle sağlık kontrollerini yaptırmalıdır. Kadın doğurganlık dönemi olan yumurtlama zamanını takip edebilir, erkek ise sperm kalitesini artırmak için sağlıklı yaşam tarzına dikkat etmelidir. Çiftlerin düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye girmesi, sigara ve alkolden uzak durması ve stresten kaçınması hamilelik şansını artıracaktır.
Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.
Bebeğin sol ya da sağ tarafta olması ile cinsiyet arasında bilimsel bir ilişki yoktur. Bebek anne karnında pozisyon değiştirir ve bu durum cinsiyet belirlemede bir faktör değildir. Bebeğin hangi tarafta yer aldığı, rahimdeki alanın genişlemesi ve bebeğin hareketleriyle ilgilidir.
Hamile kalmayı zorlaştıran birçok faktör vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, tiroid problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı gibi tıbbi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, düzensiz uyku düzeni, sigara ve alkol kullanımı, kötü beslenme ve aşırı egzersiz de hamile kalma şansını azaltabilir. Partnerin sperm kalitesi de hamilelik şansını etkileyen önemli bir faktördür.